Asiti mi Asidi mi? Küresel ve Yerel Bir Bakış Hepimiz dilde zaman zaman takılıp kalırız, özellikle de Türkçemizdeki bazı kelimelerin doğru yazımı konusunda. Bunlardan biri de “asiti” ve “asidi” meselesi. Bunu düşündüğümde aklıma, her dilin kendine özgü kuralları olduğu gibi, bu gibi dil detaylarının da farklı kültürlerde ve hatta ülkelerde nasıl algılandığı geliyor. Bugün sizlere, bu kelimenin doğru kullanımını ve bu sorunun yerel ve küresel açıdan nasıl şekillendiğini anlatmak istiyorum. Asiti mi Asidi mi? Sorusu ve Dilimizin Farklı Yorumları Öncelikle hemen söyleyeyim, Türkçede doğru kullanım “asidi”dir. Yani “asiti” yanlış bir kullanımdır. Bu kelime, kimyasal bir terim olarak asidik maddelerin adlandırılmasında…
Yorum BırakHuzurlu Fikir Durağı Yazılar
91 V 91 H Ne Demek? Ekonomi Perspektifinden Bir İnceleme Hayat, seçimler ve bu seçimlerin sonuçlarıyla şekillenir. İnsanlar, sınırlı kaynakları (zaman, para, enerji) en verimli şekilde kullanmaya çalışırken, her karar bir fırsat maliyeti taşır. Bu ekonomik mantık, bazen görünmeyen detaylarla karşımıza çıkar. “91 V 91 H” gibi terimler, çoğu zaman sektörlere özgü veya günlük yaşamda anlamlandırılması zor kodlar gibi görünebilir. Ancak, bu terimi ekonomi perspektifinden ele aldığımızda, işin içine kaynak tahsisi, piyasa dinamikleri ve bireysel karar mekanizmaları da girer. Peki, “91 V 91 H” tam olarak neyi ifade eder ve bu terimi ekonomik bir bakış açısıyla nasıl değerlendirebiliriz? “91 V…
Yorum BırakSepsis Kimlerde Görülür? Güç İlişkileri, Toplumsal Düzen ve Siyaset Bilimi Perspektifiyle Bir İnceleme Güç, Toplum ve Sepsis: İktidarın ve Toplumsal Düzenin Kesişimi Siyaset bilimcileri, toplumsal yapıları ve güç ilişkilerini analiz ederken genellikle belirli bir sosyo-politik çerçeveye dayanırlar. Ancak, toplumun sağlık sorunları gibi görünürde apolitik olan meselelerde bile, bu güç ilişkilerinin nasıl işlediğini anlamak oldukça önemlidir. Sepsis gibi ölümcül hastalıklar da yalnızca biyolojik bir sorun olmanın ötesindedir; aynı zamanda toplumsal ve siyasal bir konudur. Sepsis, yalnızca fizyolojik bir tepkiden kaynaklanmaz; aynı zamanda sağlık sisteminin erişilebilirliği, toplumsal eşitsizlikler ve devletin sağlık hizmetlerine dair ideolojik tutumları gibi faktörlerle doğrudan ilişkilidir. Peki, toplumdaki hangi…
Yorum BırakGiriş: Sarımsak ve İnsanlık: Bir Anekdot ile Başlangıç Bir sabah, günlük hayatın sıradan ritüellerinden birini gerçekleştirirken, sarımsak yediğimde aklıma takılan soruyu düşündüm: “Sarımsak yedikten sonra ne yapılmalı?” Bu basit soru, aslında insanın dünya ile ilişkisinin derinliklerine kadar uzanabilecek felsefi bir sorudur. Sarımsak gibi gündelik bir gıda maddesinin ardından, insanın doğru davranışları ve etik sorumlulukları üzerine kafa yormak belki de son derece sıradışı görünebilir. Fakat, yediğimiz her şeyin — her eylemimiz gibi — kendine ait bir etik, ontolojik ve epistemolojik boyutu vardır. Bu yazı, sarımsak yedikten sonra yapılması gerekenleri tartışırken, etik (doğru ne yapmalı?), epistemoloji (neyi biliyoruz?) ve ontoloji (gerçeklik nedir?)…
Yorum BırakYemeklik Pastırma Çiğ Yenir Mi? Bir Tadım Testi Bir insanın ne kadar cesur olduğu, yemeklerine karşı gösterdiği tavırla doğru orantılı olabilir mi? Bugün, benim için küçük ama bir o kadar büyük bir soru var: Yemeklik pastırma çiğ yenir mi? Hadi gelin, bu cesur soruyu masaya yatırarak, pastırmanın lezzetini ve sağlığını tartışalım. Yemeklik Pastırma: Geleneksel Bir Lezzet Pastırma, birçoğumuzun kahvaltı sofralarındaki vazgeçilmezi, bir tür “Türk mutfağının gururu” desek abartmış olmayız. Kurutulmuş et, bolca baharat ve zeytinyağının birleşimiyle ortaya çıkan bu lezzetli parça, mutfakta birçok farklı şekilde yer bulabiliyor. İster peynirli sandviçte, ister omlette, isterse sade bir şekilde… Bir de bu pastırmanın…
Yorum BırakAstronomik Saat Neyi Anlatıyor? Küresel ve Yerel Açından Bir Bakış Herkese merhaba! Bursa’dan yazıyorum bu yazıyı ve gerçekten de zaman zaman insanın durup düşünmesine neden olan şeyler olabiliyor. Özellikle astronomik saatler… Belki de çoğumuz bir meydanın ortasında veya tarihi bir yapının duvarında gördüğümüz o karmaşık saat mekanizmalarına bakarken, aslında neyi temsil ettiklerini tam olarak bilmiyoruz. O yüzden “Astronomik saat neyi anlatıyor?” sorusu aklıma geldi. Bunu hem küresel açıdan hem de yerel, yani Türkiye’den örneklerle ele almak istiyorum. Astronomik saatler sadece zamanı gösteren araçlar değil; aynı zamanda tarih, kültür, bilim ve felsefenin birleşimi gibi bir şeyler. Gelin, birlikte bu büyüleyici saatlerin…
Yorum BırakDoğruluk Oranı Nasıl Hesaplanır? Bir şeyin doğruluğunu, yanlışını veya ne kadar güvenilir olduğunu değerlendirmek istediğimizde, doğruluk oranı bize hemen yardımcı olmaya gelir. Ama şimdi bir durun, doğruluk oranı dediğimiz şey gerçekten de o kadar net mi? Yoksa biraz da kişisel bir yorum ve manipülasyon meselesi mi? Sonuçta bu konuda birkaç değişken var ve çoğu zaman bu oranlar, bizim sadece sayılarla uğraşmamız gereken bir hesaplama olmaktan çok, bir tür sosyal oyun haline geliyor. Doğruluk Oranı Nedir ve Neden Önemlidir? Doğruluk oranı, aslında bir modelin veya sistemin ne kadar doğru çalıştığını ölçen bir metriktir. Çoğunlukla, tahminlerin veya sonuçların ne kadar doğru olduğunu…
Yorum BırakMum Dibine Işık Vermez: Gerçek mi, Mecaz mı? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Eğitim, bireylerin yalnızca bilgi edinmesini değil, aynı zamanda toplumsal yapıları dönüştürmesini sağlayan bir süreçtir. Öğrenme sürecinin her aşaması, insanın içsel dünyasını ve çevresiyle olan ilişkisini şekillendirir. Öğretmenler ve eğitimciler olarak bizlerin görevi, bu süreci en verimli şekilde yönlendirmek ve öğrencilerimizin sadece bilgiyle değil, aynı zamanda değerlerle de donanmasını sağlamaktır. Her birey, öğrenmenin dönüştürücü gücünden faydalandığında, sadece kendini değil, çevresindeki dünyayı da dönüştürebilir. Ancak bu süreçte karşılaştığımız bir ifade var ki, eğitimle ve öğrenmeyle ilgili derin bir sorgulama yapmamıza neden olabilir: “Mum dibine ışık vermez.” Bu meşhur atasözü, öğrenmenin ve…
Yorum BırakMitolojide Herkül Kimdir? Bir Psikolojik Analiz İnsan davranışları, karmaşık ve derindir; bazen bir kişinin en derin zaafları, bazen de en güçlü yönleri, onun içsel dünyasını şekillendirir. Bir psikolog olarak, insan zihninin en ilginç yönlerinden biri, tarihi figürler ve mitolojik kahramanlar üzerinden kendini nasıl ifade ettiğidir. Herkül, Yunan mitolojisinin en tanınmış kahramanlarından biri olarak, hem fiziksel hem de psikolojik olarak insan doğasının bir yansımasıdır. Onun hikayesi, yalnızca cesaret ve güçle değil, aynı zamanda insanın içsel çatışmalarını, zaaflarını ve kişisel mücadelelerini de derinlemesine gözler önüne serer. Mitolojik bir kahraman olarak Herkül’ün yolculuğu, insan psikolojisinin temel öğeleri olan bilişsel, duygusal ve sosyal boyutlardan…
Yorum BırakGiriş — Ekonomistin Şüpheci Merceğinden Tarihsel kayıtlar her zaman eksiksiz değildir; hele hele Osmanlı gibi uzun ömürlü, geniş coğrafi alana yayılmış bir imparatorlukta… Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane konusunda elimizdeki bilgiler hem kurumun kuruluşundan bu yana pek çok kez el değiştirmiş binaları hem de farklı padişah dönemlerinde yapılan fiziki yenilemeleri kapsıyor. Bu belirsizlik, kurumun “gerçek başlangıcını” tartışmalı hale getiriyor; bu yüzden ekonomik ve toplumsal etkilerini değerlendirirken, hem tarihsel kaynak eksikliğini hem de seçimlerin yarattığı sonuçları göz önünde bulundurmak gerekiyor. Aşağıda, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’nin hangi padişah döneminde açıldığı sorusuna netlik kazandırmaya çalışırken; bu adımın Osmanlı ekonomisi, toplumsal refah ve insan sermayesi üzerindeki etkilerini…
Yorum Bırak